İstanbul Erkek Lisesi

En son güncellendiği tarih: Haz 26

İstanbul Erkek Lisesi Türk-Alman ortak yönetimiyle idare edilen ve bünyesinde yine Türk ve Alman öğretmenler barındıran, 1884 kuruluşlu Türkiye'nin en eski okul ve camialarından bir tanesi. Okul, öğrencilerini hem Türkiye üniversite sınavına hem de Almanya'nın üniversite sınavı olan Abitur'a hazırlıyor.




Hazırlık ve Almanca


Liseye girdikten sonra öğrenciler bir sene boyunca zorunlu hazırlık sınıfında yer alıyor. Lisenin sonraki dört senesi neredeyse tamamen Almanca işlendiği için bu hazırlık senesi fazlasıyla önemli. Haftada 25 saat civarı temel Almanca, Almanca fen ve Almanca matematik dersleri işleniyor. İlk haftalarda bu dersler çevirmen hocalar eşliğinde yapılırken sonrasında tamamen Alman hocalara bırakılıyor. Bu durum öğrencilerde biraz zorluk yaratmıyor değil, fakat Almanca'yı baştan itibaren tamamen Almanlarla konuşarak öğrenmek çok büyük bir avantaj. Hazırlık senesi kesinlikle "bu sene yatayım sonraki seneler çalışırım" denecek bir sene değil, çünkü Almanca doğru düzgün öğrenilmediği takdirde lisenin geri kalanı oldukça zorlaşıyor. Bu zorluğu yaşayan öğrencilerin sayısı az değil.



Alman Sistemi ve Abitur


Okulda Türk ve Alman hocalar bulunmakta. Türk öğretmenler edebiyat, coğrafya, tarih ve felsefe gibi sözel dersleri verirken Alman hocalar matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi sayısal dersleri veriyor. Bu durum Alman üniversite sınavı olan Abitur için gerekli, çünkü sınavda İEL öğrencileri Almanca, fizik, kimya, biyoloji ve matematik derslerinden sorumlu. Almanların verdiği sayısal dersler tamamen Almanların eğitim müfredatına göre anlatılıyor. Yani Alman etkisi sadece eğitim dilinde değil, aynı zamanda derslerin içeriğinde de kendini gösteriyor. Bu durum kimilerine göre olumlu, kimilerine göre olumsuz bir detay olarak görülebilir. Bazı öğrenciler liseden sonra eğitimini Almanya'da sürdürmek amacıyla geldiği için bu durum büyük bir avantaj sağlıyor. Türkiye'de eğitimini devam ettirmek isteyen öğrencilerin ise ekstra bir çaba göstermeleri gerekebiliyor. Bu noktada tekrar hatırlatmak istiyorum: Öğrenci ister Türkiye'de ister Almanya'da üniversite okumak istesin, hazırlık sınıfını verimli geçirmek çok önemli.


Almanlar tarafından verilen dersler yine Almanların not sistemine göre değerlendiriliyor. Bildiğimiz 0-100 arası puanlama yerine 0-15 arası puanlama yapıyorlar. Alman sistemine bu puanlar direkt olarak geçerken Türk sistemine uyarlamak için 0-15 arasındaki puanlamayı 0-100 arası puanlamaya çeviriyorlar. Bu çeviride bazı katsayılar uygulanıyor fakat katsayılar öğrencinin sınıfına göre değiştiği için detaylı bilgi vermek doğru olmaz.


Sosyal Hayat


Camianın sizde yarattığı ağırlık (pozitif bir etki), size verdiği sorumluluk bilinci ve düşünme kabiliyeti tam ergenlik döneminin yaşandığı lisenin sadece bir okul değil, gelişimin tamamlandığı ikinci bir yuva olarak görülmesini sağlıyor. Böyle bir ortamda sosyal yaşamın yoğunluğu da tartışılamaz durumda.


Okul kulüpleri şüphesiz sosyal yaşamın çekirdeği. Okulda spor kulüplerinden kariyer, eğitim ve hobi kulüplerine birçok kulüp bulunuyor. İEL'de öğrencilere ikinci bir kimlik kazandıran birimler bu kulüpler. Organize olma ve konuşma becerileri, kendine güven ve kendini keşfetme açısından oldukça önemli durumdalar. Okulun derneği (IELDER) ve vakfı (IELEV) da kulüpleri tanıyor, onlara söz hakki veriyor ve yardımcı olmaya çalışıyorlar.


Taş Bina


Okulun binası ilk girildiğinde "Hogwarts'a mı geldik" yorumu yapmayı sağlayacak kadar etkileyici. Fransız bir mimar tarafından yapılmış ve ilk olarak Osmanlı'nın borçlarının tahsil edildiği Düyun-ı Umumiye binası olarak kullanılmış. Okulun ön kapısı bina boyunca yukarı uzanıyor ve henüz içeri girmeden sizi etkilemeyi başarıyor. Taş binanın içi de dışı kadar etkileyici ve içinde bulunduğunuz için mutlu olabileceğiniz bir bina. Sabah merdivenleri çıkarken ve sessiz koridorlarda dolaşırken yaşadığınız hissi çok az mekanda yaşayabilirsiniz. Belki de başka hiçbir lisede yaşayamazsınız. Bu binanın bir okul binası olması Türkiye ve öğrenciler için çok büyük bir şans.



Camia


Öğrenciler ve mezunlar arasında çok güçlü bir abi-kardeş, abla-kardeş ilişkisi bulunuyor ve bu durum İEL mensubu bir kişinin kendini ikinci ailesinde hissetmesini sağlıyor. Camianın öğrenciye çok büyük bir güven aşılaması söz konusu. Çoğu sektörün iyi yerlerinde İstanbul Erkek Lisesi mezunu biriyle karşılaşmak, tanışır tanışmaz aynı ailenin parçası olduğunu fark etmek ve bir abi-kardeş veya abla-kardeş ilişkisi yaşamak mümkün. Lise sonrasında mezunların okulla bağı kolay kolay kopmuyor. Bu durumda mezun derneklerinin de payı çok büyük.

0 görüntüleme
Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin Abone Olun

2020 Eğitim Kılavuzu. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Instagram
  • Linkedin